Elektrik mühendisi kimliğimle teknik dünyada çalışırken, yazma tutkumu hiç bırakmadım. Romanlarımda mühendisliğin analitik bakışını, tarihe ve gizeme olan merakla harmanlıyorum.
Bir gece, bir sinyal. Bir şifre, bir cümle: “Cehennemden esen rüzgârın hızı…” Zeki ve gözü pek bir genç olan Cem, sıradan bir bilgisayar korsanlığı macerasının ortasında, hiç beklemediği bir şeyle karşılaşır — binlerce yıl öncesine ait, eski bir alfabeyle şifrelenmiş gizemli bir mesaj.
Takip ettiği mesajla 800 yıl öncesinden bir izle karşılaşan Cem, günümüzün dünyasının kaderini değiştirecek bir sırrın da kapılarını aralamış olur. Bu sefer izleyen değil, belki de izlenen taraftır.
Kitabı incele & satın alİlk baskısı 2011 yılında yayımlanan roman, “Ben Okuyorum İstanbul Okuyor” projesi kapsamına dahil edildi. 2026 yılında İstanbul Valiliği’nin, İstanbul’daki her okul kütüphanesi için bastırmak üzere seçtiği 100 kitaptan biri oldu.
Cehennemden Esen Rüzgâr’ın bıraktığı yerden başlıyor — ama bu sefer tehlike çok daha büyük. Cem, Duru ve gizemli müttefikleri Batu, bu kez asırlardır gölgede kalan Potesvistas adlı gizli bir konseyle karşı karşıya. İzlerini sürdükleri gizem, 1738’de Fransa’da bir anda ortaya çıkan, geçmişi olmayan Kont Saint-Germain’in gerçek kimliğine ve Kapadokya’nın yeraltı şehirlerinin karanlık dehlizlerine uzanıyor.
“Potesvistas onları bulamadan önce gerçeğe ulaşmalılar.”
Devamını oku